4 Ocak 2012 Çarşamba

Beşiktaş - Eskişehirspor (STSL)

Uzun bir ara vermek zorunda kalmıştım sağlık problemleri dolayısıyla. Bu sürede oynanan tüm maçları seyretmiş olmama ve her birisi için bazı düşüncelere sahip olmama rağmen blogda paylaşmamanın uygun olacağı fikrindeyim. Çünkü, maçlar arasındaki sebep-sonuç ilişkileri, olumlu yada olumsuz değişiklikler ve bunları etkileyen faktörler bakımından çok da objektif ve yapıcı olamayacağımı hissettim.
Tüm bu haftalar içerisinde Carvalhal'ın takım üzerindeki etkinliğinin artığını, oyuncuların Carvalhal'e olan bakış açılarında iletişimin ve empatinin geliştiğini düşünüyorum. Carvalhal'in sezon başındaki "tam patron" olmama pozisyonu, süregelen zaman içerisinde yaşanan gelişmelerle "tamlanınca", kendine olan öz güveninin de artığına inanıyorum. Sezon başındaki teknik anlamdaki eksilerin sayısı, 18. hafta itibariyle artılardan çok daha az seviyeye inmiş görünüyor. Çünkü, biraz öncede belirttiğim gibi Carvalhal takımını, takımda Carvalhal'i çözüyor-öğreniyor. Şunu ifade etmek zor olmasa gerek: takım Denizli'nin sıkıcı temposundan ve garantici oyunundan olumlu anlamda uzakta. Schuster'in ne olduğu bilinmez kurgusundan ve değişkenliklerinden yine olumlu anlamda uzakta. Elbette Carvalhal'in, Beşiktaş'ın ideal teknik direktörü olduğunu iddia edemeyiz, ancak mevcut şartlar dahilinde belkide optimum bileşke de budur...
Carvalhal ligi ve rakip takımların şifrelerini keşfettikçe Beşiktaş'ın mücadele ettiği 3 kulvarda da yüksek performans sergileyeceği açık. Öte yandan Carvalhal'in çok net ve ortada olan bazı gerçekleri de kavraması gerektiğini düşünüyorum. Mesela Edu'nun bu maçtaki gibi çizgide oynayamayacağı, maç 1-0 olduktan hemen sonra Pektemek'in oyuna alınmasının skor tabelasını Beşiktaş lehine daha da rahatlatacağını, Almeida'nın laubali ve sorumsuz yaklaşımına bir çeki düzen verilmesi zorunluluğu, Cenk'in ceza sahasında ellerini kullanma avantajını sergilemesi açısından eğitilmesi gerekliliği gibi noktalar artık Carvalhal'in zaman kaybetmeden halletmesi gereken sıkıntılar.
Spesifik olarak Eskişehirspor maçına bakacak olursak defans bloğunun ve orta alanın üzerine düşeni yapmak için gösterdiği çaba, söz konusu bloklardaki oyuncuların mevcut kapasite ve motivasyonlarıyla maksimize ediliyormuş gibi görünse de, hücum etmek ve pozisyona girmek bakımından ileri uçtaki oyuncuların beceriksizlikleri maçı zorlaştırdı. Bu açıdan Es-Es'in geriye yaslanan ve Diego-Dede'den eksik kalmış olan takımı, bu fotoğrafı belirginleştirse de maç 1-0'dan sonra Beşiktaş için kolaylaşacağına zorlaştı. Çünkü Necip ve Pektemek'in oyuna girişlerine kadar sergilenen direnç sadece gol yememe üzerineyken, bu oyuncular skorun daha da artmasına katkı sağladı.
Beşiktaş için bu sezon nasıl sonuçlanır, öngörmek çok sağlıklı olmaz şu an itibariyle ancak kesinlikle sabır Beşiktaş'ın tek ilacı gibi görünüyor. STSL'de en çok maç oynayan ve en çok yorulan Beşiktaş'ın hem ligde hemde UAL'de başarılı bir çizgi çizmesi, Demirören'e rağmen bence iyimser bir tablodur. (Fotoğraflar için kaynak: Bjk.com)

MAÇ DETAYI
Stat: İnönü Stadı
Hakemler: Yunus Yıldırım, Serkan Gençerler, Adil Sinem, Taner Gizlenci (4. Hakem)
Beşiktaş: Cenk, İsmail, Fernandes, Sivok, Veli (Dk. 69 Necip), Almeida (Dk.77 M. Pektemek), Hilbert (Dk. 66 Simao), Ekrem, Ernst, Edu, Egemen
Yedekler: Rüştü, M. Pektemek, Necip, Burak, İbrahim Toraman, Simao ve Tanju
Antrenör: Carlos Carvalhal
Eskişehirspor: Ivesa, Sezgin (Dk. 71 Burhan Eser), Nadarevic, Koray, Volkan Yaman, Bülent Ertuğrul, Veysel Sarı, Pele (Dk 58 Mehmet Yıldız), Serdar Özbayraktar (Dk. 79 Batuhan Karadeniz), Tello, Kamara
Yedekler: Kayacan, Erkan Zengin, Nuri, Burhan Eser, Abdülaziz, Mehmet Yıldız, Batuhan Karadeniz
Teknik Direktör: Ersun Yanal
Goller: Tomas Sivok (Dk. 54), Mustafa Pektemek (Dk. 90)
Sarı Kartlar: Veli (Dk. 24)


0 Adet Yorum:

Yorum Gönder